Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Bir Selamın Gelse

Emanet BY
04 Eylül 2012 - 17:40
Okunma : 2439
Yorumlar : 0

"Bir selâmın gelse başım tacıdır Kelâmın bilesin can ilâcıdır" *

1980'li yılların sonlarına doğruydu.
Olayı dün gibi hatırlıyorum...
Bulunduğum ilin, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı
Eğitim Merkezi'ne müftü ve imam efendiler eğitim için gelmişlerdi.
Oldukca kalabalık bir grupdu.
Eğitim Merkezi Müdürü ile birkaç yıl öncesi tanışmış, kısa sürede dost olmuştuk...
O gün ziyaretine gitmiştim.
Bana kilometrelerce uzaktan, Bayburt'tan misafirlerinin de olduğunu söyledi.
Beni hemşehrilerimle tanıştırıp görüştürdü; kendilerine 'hoş geldiniz' dedim.
Ve bir akşam fakirhaneye akşam yemeğine davet ettim.

Bayburt'ta imam olarak görev yapan iki hemşehrimle akşam yemeğimizi yiyip,
namazlarımızı eda ettikten sonra, tavşan kanı çaylarımızı yudumlarken koyu bir sohbete daldık...
Sıla özlemiyle soruları hep ben soruyordum; onlar da sabırla, içtenlikle cevap veriyorlardı.
Şu an ismini hatırlayamadığım hemşehrimiz hoca efendinin mütereddit,
tecessüs halini, mütebessim yüzüyle gizlemeye çalışması dikkatimi çekmişti...
Her neyse...

Sohbetimizin koyu bir yerinde, hemşehrimize;
-"H.Şaban Beyefendi nasıllar?" diye sordum.
Hoca Efendi:
-"Soranlara Selâmı Var! " deyip, birden ayağa kalktı.
Aleykümselâm dememe fırsat vermeden, muhabbetle beni kucakladı.
Sonra şaşkınlığımı izâle etmek için anlatmak zorunda kaldı:
-"Buraya gelmeden önce müntesibi olarak H.Şaban Efendimi ziyarete gittim.
Sohbet sonrası, durumu anlatıp izin istedim, bir emirlerinin olup olmadığını sordum.
Dua etti; soranlara selâm söylersin diye tenbihde bulundu.
Bayburt'tan yüzlerce kilometre uzaklıkta ki bir şehire meslek içi eğitime geliyordum.
Üstelik bu şehir, Bayburtluların göç ettiği, yoğun olarak yaşadığı Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir gibi metropol bir ilimiz değildi.
Bu şehirde kim Hacı'mı tanıyacak, aklına gelecek ve de soracak da, ben de selâmını ileteceğim.
Hem tereddüt, hem de merak içerisindeydim...
Günler geçti. Kursun bitimine az bir zaman kaldı.
Günlerdir beynimi kemiren, yüreğimi yakan bu emanetin sahibi çıkmayacak mı diye hayıflanıp duruyordum...
Şimdi çok şükür; emanetin (selâmın) sahibi çıktı ve bu emri yerine getirdim..."
Hepimiz muhabbetle gülüştük...
Sohbetimizin tatlı yerinde misafirlerimi, arzuları üzerine uğurlamak zorunda kalmıştım...
*
Bu toprakların yetiştirdiği akîl insanlarımızı, değerlerimizi, mutasavvıflarımızı hatırlamak, yad etmek;
en önemlisi onların maddi-manevi yaşantılarından ders almak, kendimize pay çıkarmak şiarımız olmalıdır.

Dede Paşa Hazretleri (k.s) ne güzel buyurmuş:
"Canım Kurban Olsun Kıymet Bilene"

"Ne mâl iledir ne câh iledir
Beyim ululuk kemâl iledir"

Allah(c.c) böyle kâmil insanların kadrini, kıymetini bilenlerden eylesin bizi, vesselâm!...

Emanet By & Tandırbaşı Yazıları
(İş bu yazı H.Şaban Efendi'nin vefatının 19.Yılında yapılan anma törenleri münasebetiyle kaleme alınmıştır.)

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri