Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Biz Böyle Değildik

Emanet BY
13 Ekim 2012 - 06:28
Okunma : 3240
Yorumlar : 0

" Canım kurban olsun kıymet bilene!..." Dede Paşa Hz.

Yöremiz insanının içtenliğine, misafirperverliğine diyecek söz yoktur...
Şehrimize misafir gelse - isterse yabancı olsun - azamî derecede ilgi gösterir;
elimizden geldiği kadarıyla ağırlar, hizmette kusur etmeyiz.
Hele bu bir kamu görevlisi olursa...
Zamanla 'misafirperverlik' sınırlarını aşıp, yabancılara yağcılık;
âmiyâne tâbirle 'yalakalık' yapanlarımız da yok değildir hani!...
Ama acı bir gerçektir ki, - her edense - kendi değerlerimizi görmemezlikten gelir,
küçümser, burun kıvırır geçeriz. Bir türlü kendi değerlerimizi, gerçeklerimizi göremeyiz
veya görmek istemeyiz. Bu, bizim tıynetimizde olan bir özellik midir?
Düşünmeden edemem!...

Bu kıraç toprakların evlâtları en zor şartlarda okur; işci, usta olur, öğretmen, mühendis,
hekim, asker vs. olur; yöresine hizmet etmeye gelir...
Başımız ağrısa, kapılarını kırk kere aşındırırız. İşimiz bitip, kazın ayağı azıcık yan
basınca hemen sırtımızı döneriz. Şehrimizin en deneyimli, en beyefendi diş hekimine
gider, tedâvi oluruz. Tedâvi giderlerini bile ödemeden sırra kadem basar; gıyâbında
söylemediğimiz kem söz bırakmayız. Devletimizin âlî makamlarında hakkıyla görev
yapmış siyasetcilerimizi, devlet adamlarımızı 'baba' yerine koyar, sonra hatırlamayız bile...
Hasbelkader kamu görevlisi olmuş, yöresine canla başla hizmet eden kendi çocuklarımıza
verdiğimiz eziyetin haddi hesabı yoktur. En hafifinden, 'evden yetme' diye küçümser, dururuz...

Hayır!...Hayır!...
Biz böyle değildik!...

*
Kökleri bu topraklara bağlı nice bilim insanımız, şâir-ozanımız, düşünürümüz, her alanda
yetişmiş sanatçılarımız vs. akîl adamlarımız var. Bunların çoğunun izleri, ülkemiz
sınırlarını çoktan aşmış!...Şâirin özdeyişi gibi;

"Kumsalda bir ayak izi kalmışsa martıdan
Sevinir dalgalar da kumlar da..."

Bırakınız kumsalda iz bırakmayı; karda bile yürümesini bilmeyenlerin okumadan, araştırmadan,
sormadan, anlamadan yaptıkları şu sözde tesbite (!) bakar mısınız?
"Mustafa Ahıskalıoğlu'nu sanatçı olarak görmüyorum."
Türk Halk Müziği'ne yıllarını vermiş; sâdeliği, içtenliği, duygusallığıyla yöremizin sesi olmuş;
TRT Repertuarı'na eserler kazandırmış olan Sn. Mustafa Ahıskalıoğlu'nu sanatçı olarak görmemek?!...
Nidâ Tüfekci beyefendinin notaya aldığı, 'Kara Basma İz Olur' eserinin TRT Repertuarı'na
02306 numara ile kaydedilerek, tescillenmiş olduğunu bilmeden böyle olumsuz bir yargıya
varmak nâdânlık değil de ya nedir?...

Karanlık dünyaların, karanlık yüzlü türkücülerini sanatçı (!) diye başımıza tac ederiz de;
kendi yöremizin bestekârına çoktan hak ettiği ilgiyi neden göstermeyiz?...
Bu çok zor, bir iş midir?

Unutmayalım ki, Urfa yöremiz için 'Kazancı Bedih' lâkabıyla tanınan Bedih Yoluk ne ise;
Sn. Mustafa Ahıskalıoğlu da bizim için, bizim yöremiz için o, olmalıdır...
Hergün yozlaştırılmaya çalışılan Türk Halk Müziği'miz açısından, sosyal-kültürel değerlerimiz,
kendi öz kimliğimiz açısından Remzi Çavuldak, Recep Kırıcı, Zakir Peksert, Abdullah Kayserilioğlu
gibi daha nice ustalarımızı nasıl görmemezlikten gelebiliriz?...

Hayır!...Hayır!...
Biz böyle değildik!...

*
Şimdilerde yeni bir nesil türedi:
Okumayan, sorgulamayan, düşünmeyen, ırkî değerlerini inkâr eden; böcek misâli hazıra
konmak isteyen bir nesil...İki yüzlü, aşağılık bir geleceğe tutsak olmuş yeni bir nesil...
Bu yeni neslin yaptığı tek şey; aklını, fikrini 'mankurt'luğa özenircesine başkalarına
kiraya vermek; iyi-kötü demeden biad etmek...
Bu yeni nesil ne yazık ki ekonomik, sosyal, kültürel değerleriyle birlikte kendi insanını
satma metodlarını iyi öğrenmiş; kaypak siyasetçilere kul-köle olmayı güzel beceriyor....

Hayır!...Hayır!...
Biz böyle değildik!...

*
Terörün, haksızlığın, yolsuzluğun, işsizliğin, vefasızlığın kol gezdiği bir dönemi yaşıyoruz...
Memleket aşk ve sevgisinin yok, dürüstlüğün emekli edildiği, ihanetlerin tavan yaptığı bir dönem!
Cennet ülke olmayı beklerken, cinnet ülkesi olduk!...

*
Bu toprakların yiğidi, yine de yiğittir bilene!...
Havaî fişeklerin gösterisi göze hoş görünse de, bir süre sonra sönmeye mahkûmdurlar.
Yıldızların ise yere düştüğü hiç görülmemiştir!...

Sözün özü:

Sormadın adamın asıl zatını
Asıl insan her halından bellidir
Her bağın gülünden çiçek derilmez
Güzel bahçe gazelinden bellidir

İnsan insan olur öz ılgarıyla
Namusuyla gayretiyle arıyla
Servetiyle devletiyle varıyla
Asaleti temelinden bellidir

Dokun insan baş kaldıra o yana
Söz dinleye bu gafletten uyana
Yüz yıl geçse artık bundan o yana
Hicranî de kemâlından bellidir


Emanet By & Tandırbaşı Yazıları - 2009

-13 Ekim 2009 günü Hakk'ın rahmetine kavuşan bestekârımız,
Mustafa Ahıskalıoğlu'nu rahmetle anıyoruz.-

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri