Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Bestekar Mustafa AHISKALIOĞLU

06 Eylül 2012 - 16:39
İNSANLAR
Okunma : 2565
Yorumlar : 0

1940 Yılında Bayburt'' ta Cami Kebir Mah. Zafer Yokuşu (Kaya Mah.), 19 numaralı meşhur büyük babam Kav Hasan''a ait evde dünyaya geldim. Rahmetli babam Bayburt''un eski kunduracılarından Hacı Ahmet idir.

Babam dede evinden ayrılıp, Şeyh Hayran Mah. Saray Bahçesine cephe bir eve kiralık olarak taşındı. Ben gözümü bu evde açtım. Evimiz anneannemlere yakındı. 1949 yılına kadar burada oturdum. İlk öğretimime burada başladım, Cumhuriyet İlk Okulunda hocamız Ülkü Güney''in amcası Rahmetli Celal Güneydi. Birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar Celal Hocamda okudum. Son sınıfa giderken tekrar Kaya Mah. Dede evimize taşındık. Ben okulu bitirir bitirmez Aşkkaleye nakleden anadedemlerin yanına gittim. Çok okumak istememe rağmen, çok zeki olmama rağmen maddi imkansızlıklar beni Aşkkalede marangoz olan dayımların yanında çalışmaya sevk etmiştir.

1953-54 Bayburt''a döndüm. Evimizin içinde marangoz tezgahı kurup günün şartlarına göre imalat yaptım. Daha sonra gece kondu vari bir dükkan kurdum. Espirili olarak tarif edersem Ulu caminin arkasında Şehit Osman''ın eteğinde şu anda yerinde elektrik tırafosu var, burada küçük bir dükkan açtım, çalışmaya başladım, ailemin geçimini buradan sağlamaya başladım. 1950-54 yılları arası çıraklık döneminde Aşkkalede Dayım Yusuf Öksüzer marangozluğu yanı sıra saz meraklısı idi. Kendi sazını kendi yapardı ve amatörce çalardı. Bende ki saz merakı da burada başladı. Dayımdan ve Aşık Ceyrani''den bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum. Bayburt''a döndükten sonra bende kendi sazımı yaptım. Lakin ne akort yapmayı biliyordum nede perde ayarı yapmayı biliyordum. Bu ihtiyacımı da Rahmetli Yusuf Kırıcı''ya giderek öğreniyordum. Yusuf Kırıcı ayrıca bana iyi saz çalmayı da teknik bilgileri de öğretiyordu. Çok yetenekli olduğum için kısa bir sürede iyi saz çalmayı öğrenmiştim. Bir yandan icrayı sanat bir yandan da saz öğrenme hevesi derken 1954 yılında 14 yaşımda Bayburt''un kurtuluş yılında Yusuf Kırıcı''nın beni saz ekibine almasıyla ilk sahneye Bayburtlu hemşerilerimizin önüne çıktım.

Böylece Bayburt saz ekibine girmiş oldum. Bu o zamanlar benim yaşta ki bir çocuk için büyük bir onurdu. Çünkü saz ekibinde çok değerli isimler var bunlar Yusuf Kırıcı, Recep Kırıcı, Abdurrahman Kayserili, Remzi Çavuldak, Zakir Peksert, Aziz Aykurt, Osman Çarpatan, İlhami Şimşek, Ramiz Koç, Nail Türk, Nevzat Vardar, Haydar Kol, Ekrem Kutlu, Asim Kutur, Kılarnet Abdullah Ahıskalıoğlu ve Darbuka Şemsettin Ahıskalıoğlu ve şuan ismini unuttuğum diğer arkadaşlarım…

1957 12 Mart Erzurum Gecesinde Yusuf Kırıcı ve Binali Selman ekibi ile sahne aldık ve o gece Erzurum''da Türkiye''nin bir çok ilinden gelen saz ekiplerini sollayarak gecenin birincisi seçildik. Bende ki merak folklör araştırmalarına kadar gitti. Her yıl Bayburt folklörüne bir eser çıkararak katkıda bulundum. Bir çok mezara gömülmüş eski türküyü buldum çıkardım bunda da folklör yanı ağır basan annemin katkısı çok olmuştur. Bazı anlattığı hikayeleri de Türkü yaptım. Her yıl Bayburt''un kurtuluş gecesi için saz grubumuz 1 ay aralıksız çalışırdı. Ekibimiz TRT''yi aratmıyordu. Yöneticilerimiz Orhan Dursunoğlu daha sonraları Fahri Yımaztürk ve Yaşar Aker''di. Sesleriyle folklör bilgileriyle bu insanlar dört dörtlüktü. Benim Bayburt folklörüne katkılarımın canlı şahidi Yaşar Aker ve Fahri Yılmaztürk''dür. 1962 de ilk eserim Mendilinde Kar Getir Oy Anam Güzeller''i TRT İstanbul radyosuna verdim. 1963 de Erzurum''da bir otel odasında Kara Basma İz Olur''u besteledim ve TRT''ye verdim bu türküm 45 senedir bütün Türkiyenin dilinde. Her yıl Erzurum''a ekip olarak gidip bant yapardık. Kurtuluş gecelerinde bunlar Radyodan yayınlanırdı. Bu meyan da Bayburt folklörine katkılarım eserlerim halkımızla bütünleşti. Ama ben unutuldum.

1978 de İstanbul'' naklimden sonra aradan yılar geçti, bir de baktım ki Kültür Bakanlığının yayınladığı Bayburt folklöri ile ilgili kitapta ben ölmeden benim derlemelerime geriden gelen gençler sahip çıkmışlar, ben ölmeden mirasıma konmuşlar. Bu arkadaşları da yakından tanıyorum, kendilerine küskün değil ama gönlüm kırıldı. Bende muhafız olan ve bilinmeyen ve Bayburt''ta bilinen eserlerimi İstanbul TRT sanatçısı Erol Bingöl''e notalattırdım. Tümünü kasete aldım. Bunları Ankara radyosuna gönderdim. Bazıları kuruldan geçti bazıları geçmedi. Bu eserlerimin hepsini MESAMA kaydettirdim. Bazı eserlerim daha var bu 25 eserimin hayrını görmediğim için diğerlerini gün ışığına çıkarma gereğini duymadım çünkü kadrini kıymetini bilen yok, kör ölünce badem gözlü olur derler ya belki de ben ölünce ben ve eserlerim kıymetlenecek. Şuan da mesleğim olan marangozculuğa İstanbul / Şirinevler de devam ediyorum. Evli ve 3 çocuk babasıyım ayrıca 3 torun dedesiyim. Ben bir BAYBURT sevdalısıyım.

Video İzle (youtube)

Not : De ğerli Bestekar Mustafa Ahıskalıoğlu hakkında, sitemizde zaman zaman yazılar ve anketler yayınlanmıştır. Bayburt gecelerine davet edilmemesini protesto etmiştik. Yeni Belediye Başkanımızdan bu konuya daha duyarlı olacağını umuyor ve Başkanımızın gerekeni yapacağını biliyoruz. Bayburt adına bir çok eseri bulunan “Kara Basma İz olur” gibi Türk halkının dilinden düşmeyen ve Askerde adeta bir marş halini almış ayrıcalıklı bir eser veren sanatçımıza , Bayburt.net sitesi ve ziyaretçileri olarak sahip çıkılmasını istemekteyiz. Bu konuda etkin ve yetkin olan şahısları ve kurumları göreve davet ediyoruz. Saygılarımızla

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri