Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

İnanan için ölüm yoktur

Selim ÇORAKLI
04 Eylül 2012 - 16:40
Okunma : 2601
Yorumlar : 0

Hayatın belki de en gerçek hadiselerinin başında ölüm geliyor. Ölüm, yani ruhun bedeni terk etmesi ya da insanın bu dünyadan ahirete göç hadisesi...

Zahirine bakıldığında ürkütücü. Ancak iman nuruyla ölüme baktığımızda o ürkütücülük yerini derin bir teslimiyete bırakıyor ve ölümün mahiyeti de değişiyor.

Allah(cc)’a, Resûlü(sav)’ne ve ahirete inanan bir insan için ölüm; bir mekân değiştirmeden başka bir şey olamaz. Zaten Rabbimiz Kerim Kitabımızda “Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak Kıyamet Günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim Cehennem’den uzaklaştırılıp Cennet’e konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir...” (Al-i İmran Süresi: 185) buyurarak ölümden kaçışın olamayacağı gerçeğini bize hatırlatıyor.

Evet, ölüm hayattan daha büyük bir gerçek. “Biz Allah’ın kullarıyız ve ona döneceğiz..” (Bakara 156) Sırası ve vakti gelen için ne bir dakika ileri, ne bir dakika geri kalmak mümkün değil...

İnanan insan için hiçbir şey tesadüf değildir. Her şey, hatta yere düşen bir yaprak dahi sınırsız ilim, nihayetsiz kudret sahibi Basir ve Sem’i olan Allah(cc) tarafından yaratılır. Bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece “ol” der, o da aldığı emri hızla yerine getirerek oluverir. Hayat O’nun “Hayy” isminden geldiği gibi ölüm dahi “Mümit” isminin bir eseridir. “Yani, hayatı verdiği gibi ölümü veren de O’dur.”

Hayatı verene teşekkür eden inanan insan, gerçek yurdun kapısı manasına gelen ölümü verene de teşekkür eder. Zira inanan insan hayata iman gözüyle baktığı için ölüm denen vakanın bile mahiyetini değiştirir. Kur’an birçok ayetiyle inanan insana genel olarak ölüm ve ötesiyle ilgili şöyle müjdeler verir: “Ey insan, ölüm seni fani hayattan alarak baki âleme götürür. Onun için sizlere müjde! Ölüm; idam, hiçlik, yokluk, ebedi ayrılık ve tesadüf değildir. Ölüm her türlü fiilin faili olan ve Rahmaniyeti ve Rahimiyetiyle her şeyi kuşatan Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından gerçekleştirilen bir mekân değiştirmedir. Ebedi saadet tarafına doğru bir yolculuktur. Senden önce giden dostlarının, sevdiklerinin toplandığı yer olan Berzah âlemine açılan kapıdır. Onun için ölüm denilen gerçekle yüzyüze geldiğiniz vakit feryat edip ümitsizliğe düşmeyiniz. Çünkü sizin zerre kadar iyiliğiniz de kötülüğünüz de yazılıp, muhafaza ediliyor. Bu dünyadaki imtihanınız bitti, çektiğiniz zahmetiniz sona erdi. Ölüm ötesi hayat inanan insanlar için rahata ve rahmete kavuşma yeridir.”

Büyük şair Allame İkbal’in ölüm hakkında söyledikleri de “İnanan için ölüm yoktur. O dünyadan ahirete doğma vaktidir. Ölüm dediğimiz hadise mekân değiştirmek ise, buradaki ölümümüzle dördüncü mekânımızı değiştiriyoruz. Zira Allah’ın ilminden Kudretin tecellisi ile önce ruhlar âlemine, oradan anne karnına, oradan dünyaya doğduk. Sonunda da dünyadan ahirete doğuyoruz” şeklindedir.

Evet ölüme böyle bakanlar için en güzelini şair demiş:

“Ölüm güzel şey budur perde arkasından haber
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber.”

Evet hiç güzel olmasaydı, kâinat yüzü suyu hürmetine yaratılan Efendimiz(sav) ölüm denilen o kapıdan geçer miydi?

“Ecel takdir edilmiştir, zamanı değişmez.” Zamanı gelince ne bir dakika ileri ne bir dakika geri kalmak kimsenin elinde değil.

O zaman bize düşen, Rabbimizin emanet olarak verdiği bu hayatı, O’nun yolunda harcamak, nihayetlendirirken de O’nun yolunda harcamasını bilmektir. Bu ufkun Peygamberlikten sonra en büyük mertebelerden biri olduğu açıktır. Ancak bu kutlu yol olan şahadetin herkese nasip olmayacağını/olamayacağının da şuurunda olmalıyız. Kim hayatını O’nun yolunda harcar ve ihlâsla şahadet isterse Rabbimin bu yüce makamı ihsan etmesi ihtimalden asla uzak değildir.

Rabbim hepimize Allah(cc) yolunda mücadele ederken ölümü nasip etsin...
Evet, ölüm inanan insan için bir mekân değiştirmedir. Bunun için ölüme mertçe bakmasını bilenler bu dünyada da şerefle yaşamasını bilenler arasından çıkmaktadır.

Yazımızı şairin meselemizi özetlediği muhteşem bir şiiriyle bağlayalım:

“Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm;
Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm?”


selimyusuf1960@msn.com

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri